Dünya siyaseti bazen cephelerde değil, satranç tahtalarında oynanır. Bir tarafta savaşan ordular vardır; diğer tarafta ise bekleyen, hesaplayan ve doğru anı kollayan büyük güçler.
ABD, İran ve İsrail arasında patlak veren savaş yalnızca Ortadoğu’nun kaderini değil, küresel güç dengelerini de derinden etkileyebilecek bir gelişme olarak görülmektedir. Ancak bu savaşın en dikkat çekici yönlerinden biri, iki büyük küresel aktörün – Çin ve Rusya’nın – sahadaki rolünün doğrudan değil, daha çok stratejik ve gölgede yürüyen bir politika şeklinde ortaya çıkmasıdır.
Bu analiz, ABD–İran–İsrail savaşı sırasında Çin ve Rusya’nın nasıl bir strateji izlediğini, neden doğrudan savaşa girmediğini ve bu krizi küresel güç rekabetinde nasıl bir fırsat olarak değerlendirebileceğini ele almaktadır.

