Güneydoğu Anadolu’da siyaset yapmak, sadece parti amblemlerinin arkasına sığınarak meydanlarda nutuk atmaktan ibaret değildir.
O coğrafyada siyasetçi olmak; sokağın nabzını tutmayı, aşiretlerin hassas dengelerini gözetmeyi, devletin vakarı ile halkın taleplerini aynı potada eritebilmeyi gerektirir.
İşte bu zorlu denklemin içinde, fırtınalı dönemlerde bile adeta bir fener gibi parlayan, duruşuyla, kelamıyla ve icraatıyla adını tarihe altın harflerle yazdıran bir isim geçti bu topraklardan: Ataullah Hamidi.
O, sadece Batman’ın üç dönem belediye başkanlığını yapmış bir yerel yönetici ya da Ankara’da bölgeyi temsil etmiş bir milletvekili değildi;
O, Güneydoğu siyasetinin sarsılmaz denge unsuruydu.
Bir Şehrin Mimarı, Bir Halkın Abisi
Batman, il olduğu ilk fırtınalı yıllarda büyürken ve kabuğunu kırmaya çalışırken, şehrin direksiyonunda Ataullah Hamid’i vardı.
Onun belediye başkanlığı dönemi, sadece imar faaliyetlerinden, yollardan ve altyapıdan ibaret sayılmaz.
Hamidi, her şeyden önce Batman’ın toplumsal huzurunun imar mimarıydı.
• Kapısı Hiç Kapanmayan Bir Dergah:
Onun makamı da evi de hiçbir zaman halka kapanmadı. Gece yarısı kapısını çalan bir köylünün dert ortağı, sabaha karşı bir husumeti bitirmek için yola çıkan bir barış elçisiydi.
• Hassas Dengelerin Bilge Hakemi:
Bölgenin sosyolojik kırılganlıklarını, aşiret yapısını ve yerel dinamikleri o kadar iyi bilirdi ki, onun hakemlik ettiği hiçbir ihtilaftan gerginlik çıkmazdı.
Herkes bilirdi ki Ataullah Hamidi bir söz söylediyse, o sözün arkasında adalet, hakkaniyet ve derin bir bilge akıl vardır.
Ankara’da Dik Bir Duruş, Batman’da Sarsılmaz Bir Hafıza
Ataullah Hamidi, Ankara’nın o soğuk ve bürokratik koridorlarına adım attığında da Batman’ın ve Güneydoğu’nun gür sesi olmaktan asla vazgeçmedi.
Parlamentoda görev yaptığı dönemlerde, bölge insanının haklı taleplerini, ekonomik mahrumiyetlerini ve kalkınma ihtiyacını devlet aklının en üst kademelerine en doğru dille aktaran bir köprü oldu.
Siyasetin o kaygan zemininde, menfaat rüzgarlarına göre yön değiştirenlerin aksine, o her zaman inandığı doğruların ve halkının yanında dimdik durdu.
Onun siyasi mirası, bugün bile Güneydoğu’da siyaset yapma iddiasında olan her aktör için rehber niteliğindedir.
Çünkü o, siyaseti bir güç devşirme aracı olarak değil, insana ve memlekete hizmet etmenin en onurlu yolu olarak gördü.
Arkada Bırakılan Boşluk ve Büyük Bir Vefa
Bugün Ataullah Hamidi’nin ardından bakıldığında, Güneydoğu siyasetinde onun bıraktığı o devasa boşluk her geçen gün daha derinden hissediliyor.
Siyaset sahnesi ne kadar gürültülü olursa olsun, onun o sakin, kucaklayıcı, yapıcı ve birleştirici devlet adamı kumaşını arıyor gözler.
Bizler, bu toprakların yetiştirdiği değerleri, ödenen bedelleri ve memleket sevdalılarını asla unutmayacağız.
Tıpkı dostluğun ve vefanın kalesi olan Batman SonSöz Gazetesi ve kadim dostumuz Ercan Atay gibi, bu ülkenin çimentosu olan değerlere sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Güneydoğu’nun o asil, dik ve vakur duruşlu abisini, Merhum Ataullah Hamidi’yi saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.
Onun kurduğu o gönül köprüleri, bizlerin kalemiyle ve kelâmıyla ilelebet yaşamaya devam edecek.
Ruhu şad, mekanı cennet olsun...
Sedat EriÅŸ
