Bazı sözcüklerin taşıdığı manalar sadece kişisel duyguları anlatmaz.
Kavramların kimisi muhataplarının görüntü resmini çizme gibi bir görev üstlenir.
İhanet-Fitne ve Sadakat sözcükleri yukarıdaki yaptığım tanıma uyan önemli kelimelerdir.
Önümüzdeki aylarda bu sözcükleri çok yoğun duyacağız.
Özellikle siyasette kullanılacak bu üç kavrama muhatap olanlarında ne söyleyeceği çok ilginç olacak.
Analizimizde bu üç kavramın bugünlerdeki ulusal medyanın bir kısmındaki kullanımlarında fonetik bir yanlış yapılmaktadır.
Şöyle ki;
Yanlışı eleştirme, ihanet,
İleride olası tehlikeyi ifade etme, fitne,
Gerçeği söyleme sadakatsizlik, olarak
Tarif yapılmaktadır.
Kavramların anlamlarıyla kimler oynar.
Siyaseti ve siyasetçiyi kullanmak isteyenler.
Kimdir bunlar sorusu aklınıza geliyorsa kısaca anlatayım.
Siyasetçinin etrafını çelik çemberle kuşatanlar.
Liderin etrafındakilerin yaptığı tüm yanlışları doğru, haklı göstermeye çalışan ve bu kötü gidişi perdeleyip yanlışı alkışlayan çıkarcılar, yalakalar, her devrin insanlarıdır bu tipler.
Gerçek Hainler ise önde başka arkada konuşan kişiliksizlerdir.
Liderin etrafında kendilerini Sadık İnsanlar olarak gösterenler ise asıl vefasız ve sadakatsizlerdir.
Kendi ikballeri için lidere karşı sergiledikleri tavır o kadar inandırıcı ve samimi gelir ki lideri bu tipler konusunda uyaranlar ise Hain-Fesatçı ve Sadakatsiz olarak damgalanır.
Lideri gerçekten sevenler ise acı gerçekleri saklamadan, yüksünmeden ve korkmadan liderin yüzüne bakarak söyler
Dost acı söyler sözü adeta liderin etrafındaki bu kişilikler için söylenmiştir.
Tarihin her döneminde liderlerin etrafını saran yalaka tipler sadece liderin siyasi hayatını bitirmekle kalmaz aynı zamanda toplumsal çöküşe de alt yapı hazırlar.
Osmanlı böyle çökmüştür.
Osmanlının son dönem padişahlarının tümü etraflarını saran çıkarcı ve gözünü dünya hırsından başka bir şey kaplamayanlar tarafından başarısızlığa sürüklenmişlerdir.
Liderini samimi ve içten sevenleri iftiralarla çakalların önüne atan bu tiplerin şerrinden Cenabı ALLAH herkesi korusun.
