Dünya çok hızlı bir değişim ve dönüşüm sürecinin başında.
Tarım, sanayi, sanayi sonrası bilgi toplumu, dijital dünyadan şimdide ‘SİBERNASYON’ çağına giriş yapıyoruz. Sibernasyon teriminin açılımını Yapay Zeka destekli ‘bilgisayarlar yardımıyla fabrikalarda makinelerin üretimi kendi kendine yapmaları’ olarak kısaca tanımlanabiliriz.
Bu geçiş çok sancılı, sıkıntılı bir süreçtir.
Yüzyılımıza kadar, dünyada tarım işçiliği, yerini mavi iş önlüklü giyen fabrika işçilerine bırakırken, yaşanan bilgi, bilişim devrimi, mavi önlükler içindeki sınıfsal yapıyı çöpe yollayıp, beyaz gömlekli ofis çalışanlar zümresini doğurmuştu.
21.yy ikinci çeyreğinde, yani 2025 yılından sonra, beyaz gömlekli uzmanlaşmış ofis elemanları sınıfı, yerini yüksek verimlilik esasıyla üretim yapan robotlara ve akıllı makinelere bırakacak.
Bu kaçınılmaz sonu önlemenin tek yolu, beyaz gömlekli ofis elemanlarıyla, robotları, akıllı makineleri, omuz omuza çalıştıracak yeni bir üretim modelidir.
Günümüzde geçerli ve alışılmış tüm meslek alanları, bu değişim, dönüşüm sürecini yaşayacak, diploma, okul, özel ihtisas alanları, değer kayıplarına uğrarken, tüm yaşam alanlarında, deneyim, bilgi kaynaklarını akıllıca ve stratejik anlamlandırıp kullanabilen en iyiler, başarılı olup parlayacak, kendini aşamayanlarda, sabun köpüğü gibi, zamanın dişlilerinde, eriyip yok olacak.
Tasarıma dayalı yaratıcılık, aklın sınırlarını zorlayan beş duyuyu, uzaklara hissettirecek teknoloji, en popüler alan olacak.
2028 yılından sonra, bir daha hiçbir şey, eskisi gibi olmayacak
Önümüzde 9 yıldan az bir süre kaldı.
Dünyanın yaşadığı ekonomik ve sosyal krizin derinliğinde yatan en önemli sebep, bu değişim, dönüşüm fırtınasıdır.
Ekonomik ihtiyaç alanlarının alabildiği arttığı, buna karşılık kıt ekonomik ve jeopolitik kaynakların azaldığı kısırdöngü, arz talep dengesini bozdukça, büyük ve kanlı çıkar çatışmalar, ülkeleri, yönetimleri, ciddi bir biçimde sarsacaktır.
İhtiyaçlar ve taleplerin bölüşüm arzusu ‘Yeni Dünya’ sürecine geçişinin önündeki fotoğrafta, daha çok demokrasi, özgürlük ve evrensel hak arayışları şeklinde tezahür edecektir.
Yeniden yapılanacak toplumsal ve ekonomik düzenin varlığını sağlıklı sürdürebilmesinin en önemli şartı, alışılmadık bu farklı teknolojik değişime karşı sınıfsal yapıları, her alanda, psikolojik olarak hazırlamaktır.
Geleceği tahminlerle değil, tasarımla oluşturmak gerekecektir.
Yaşamın her alanında ortaya çıkacak yeni sorunların çözümüne karşılık üretilecek projeler, yapısal, yönetsel değişiklikler, ‘GELECEĞİ TAHMİN ETMEKTEN DAHA ÇOK GELECEĞİ TASARLAMA’ konsepti göz önünde alınarak planlanacaktır.
Bu süreçte yönetimleri en zorlayacak detay 'Bu büyük değişim ve dönüşümü planlı ve programlı bir sistem içinde yönetmek' olacaktır.
Bu ayrıntının çözülme şifresi ise –Doğru Teşhis-Doğru Soru Sormaktır
Yenidünya düzeninin ilk geçiş aşaması, ‘İnsan aklı ile teknolojik üretimin, birlikte karar vermesi ve acil sorunlara yönelik çözümler üretmesi olacaktır.
Buradaki yapılması gereken, hayatın devamını sağlayacak temel ihtiyaçların ilk öncelik olarak ele alınmasıdır. Bu hedefe ulaşmak için devreye ilk alınacak sistemler, genetik teknolojisi ve –nano teknolojidir.
Bu değişim ve dönüşüm süreci, sadece iş alanında değil, yaşamda yeni anlayış ve değişik modeller seçeneğini de önümüze koyacaktır.
Yenidünya düzeninde insanların en büyük korkusu, işsizlik ve gelecek korkusudur.
Sanayi, sanayi sonrası toplumların ihtiyaçlarına göre yapılanan istihdam modellerine bir daha asla dönülmeyecektir.
Yeni dönem, İŞ KURMA-GİRİŞİMCİLİK RUHU üstünde yükselecektir.
Sanayinin ekonomi içerisindeki % 80 ağırlığı, inanılmaz derecede, çok hızlı bir biçimde %30lar seviyesine düşerken, servis-hizmet sektörleri, bu aradaki %50 boşluğu doldurmaya başlayacaktır.
Orta ölçekli, dar sermayeli, gelişime kapalı klasik üretim yapan fabrikalar ya kapanacak yada büyük firmalar tarafından alınarak, değişime uygun hale getirilecektir.
Klasik işçilik anlayışı, yerini, esnek zamanlı, proje temelli mevsimsel çalışan taşeron işçiliği şeklinde yeni emekçi sınıfına bırakmak zorunda kalacaktır.
Bu noktada, işçi sendikalarının bu yeni sürece karşı, yapısal değişimleri şimdiden düşünmeleri, işçi haklarının korunması noktasında fikir geliştirmeleri evrensel düşüncenin gereğidir.
20 Yıl sonra, günümüzdeki tüm meslek alanları, büyük bir değişim yaşayacaktır.
Diploma, okul adı, önemini yitirirken, deneyim ve bilgi kaynaklarını doğru kullanıp anlamlandırmayı başaran bireysel beceri, yükselen değer olacaktır.
Bugünün toplumunda bilinmeyen, adı sanı daha ufukta görülmemiş, binlerce yeni meslek ve iş alanları ortaya çıkacak, tüm bu yeni yapıyı yönetecek sistemde, internet olacaktır.
Yenidünya düzeninin iş hayatı ilkeleri de değişime uğrayacaktır.
Bu ilkesel değişimi şöyle sıralandırmak mümkün;
1-Yaratıcılık –Farklı düşünebilme gereksinimi
2-Nano ve Genetiği iyi özümseme
3-Teknolojik gelişimi iyi algılama ve Kullanma becerisi
4-Disiplinli Düşünme
5-Başta İngilizce olmak üzere Birkaç dil öğrenme
Geleceğin Yeni Dünyasının önem kazanacağına inandığımız mesleklerinde bazılarını sınıflandırırsak;
a-İnternet Pazarlama Uzmanlığı
b-WEB ve Network Uzmanlığı
c-Biyoloji ve Gen Uzmanlığı
d-Enerji ve Doğal Kaynaklar Müfettişleri
e-Yaşam Koçları
f-Tasarım ve Çizim Uzmanları
g-İş Modelleri Uzmanları
h-Anti Terör Uzmanlığı
ı-İş terapistliği Uzmanları
Yeni Dünya Düzeninde iş yaşamını yürütecek yönetim ve sistemleri de şöyle sıralamak mümkün;
TAŞAERON-/ FASON YÖNETİCİLİĞİ
DEĞİŞİM YÖNETİCİLİĞİ
YÖNETİCİ MENAJERLİĞİ
HOT-LİNE İŞLETMECİLİĞİ
AKILLI TEDARİK YÖNETİCİLİĞİ / / AKILDAN- TEZGAHA-YENİDEN DÖNÜŞÜM
SENARYO TASARIMCILIĞI
YAPAY ZEKA PAZARLAMACILIĞI
5 DUYU REKLAM TASARAMICILIĞI
SORU BANKASI TASARIMCILIĞI
ELEKTRONİK GAZETECİLİK
DUYGU TASARIMCILIĞI
GEN TERAPİSTLİĞİ
GENETİK EKONOMİ
BİLGİ MADENCİLİĞİ
ALTERNATİF BESİN MÜHENDİSLİĞİ
GEN DENETÇİLİĞİ
SİBER TEKNOLOJİ
BİLGİ MÜHENDİSLİĞİ
NANO YAPI MİMARLIĞI-MÜHENDİSLİĞİ
Yukarıda ifade etmeye çalıştığımız etüt çalışma kehanet senaryosu değil, tam tersi şu anda gelişmiş ülkelerin şimdiden üzerinde kafa yordukları konudur.
Türkiye on yıllardır gelişmiş dünyayı geriden izlemek zorunda kaldı.
Kaybedecek zamana tahammüllümüz yok.
Geleceğin yenidünyasındaki Türkiye’yi bugünden tezi yok tasarlamak için alt yapı çalışmalarına hız vermemiz tarihi bir sorumluluk olarak omuzlarımızdadır.
ASİM-Ankara Strateji İletişim Başkanlığı
